30 Aralık 2009 Çarşamba
15 Aralık 2009 Salı
9 Aralık 2009 Çarşamba
16.
30 Kasım 2009 Pazartesi
6 Kasım 2009 Cuma
29 Ekim 2009 Perşembe
BENİ GÜZEL HATIRLA
Beni güzel hatırla
Bunlar son satırlar
Farzet ki bir rüyaydım esip geçtim hayatından
Yada bir yağmr sel oldum sokağında
Sonra toprak çekti suyu kaybolup gittim
Beklide bir rüyaydım
Senin için..
Uyandın ve ben bittim
Beni güzel hatırla
Çünkü sevdim seni ben her şeyini
Sana sırdaş oldum dost oldum koynumda ağladın
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini
Beni üzdün kınamadım
Alışıktım vefasızlığa el oldun aldırmadım
Beni güzel hatırla
Sayfalarca mektup bıraktım sana
Şiirler yazdım her gece
Çoğunu okutmadım
Sakladım günahını sevabını içimde
Sessizce gittim senden öncekiler gibi sende anlamadın
Beni güzel hatırla
Sana unutulmaz geceler bıraktım
Sana en yorgun sabahlar
Gülüşümü gözlerimi sonra sesimi bıraktım
En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka
Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşeye
Vedalar bıraktım duraklarda
Ne arasan bir sevdanın içinde
Fazlasıyla bıraktım ardımda
Beni güzel hatırla
Dizlerimde uyuduğunu düşün
Saçını okşadığımı üşüyen ellerini ısıttığımı
Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
Anlından öptüğüm dakikaları
Birazdan kapını çalan kişi olabileceğini düşün
Şaşırtmayı severim biliyorsun
Bu da sana son sürprizim olsun
Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
Beni güzel hatırla
GİDİYORUM …
27 Ekim 2009 Salı
15 Ekim 2009 Perşembe
çözülmüş bir sırrın üzüntüsü
14 Ekim 2009 Çarşamba
12 Ekim 2009 Pazartesi
9 Ekim 2009 Cuma
"dünyada bir tek insana inanmıştım. o kadar inanmıştım
S.ALI/K.M.M.
8 Ekim 2009 Perşembe
1 Ekim 2009 Perşembe
SENİN GÖZLERİN ATEŞ, BENİM RUHUM AĞAÇ
Bir çıra gibi tutuşmadan, uzaklaş benden!
Kutusunda dünyanın tüm şarkıları saklı bir kemanım ben,
Çıkar şarkıları ve çal, nasıl ve hangisini istersen.
Beni bırak, ama dön bana! Hem yanmak hem serinlemek istiyorum
Ben tutku ve özlemim, hazan ile ilkyazın kavuşumdaki konuk.
Gerilsin teller, şarkı söylesin sarhoş ve çılgınca
Aşkla geçen yıllarım aşkına son bir şarkı işte kahkahalarla.
Beni bırak, ama dön bana! Bir hazan akşamı gibi yanalım;
Fırtınaların sevinci esip duruyorken içimizde-
Duruluncaya dek ve akşam karanlığı inerken gözden
..........................
Ve sen, benimle gelen en son
..........................
Erik Axel KARLFELDT
27 Eylül 2009 Pazar
başka...
Başka biri olacaksın istemesen de
Tenine başka bir ten dokunduğunda
Gövden buluştuğunda başka bir gövdeyle
Başka bir nefesle karıştğında nefesin
Başka biri olacaksın istemesen de
Gece uykunda ya da gün ortasında
İrkileceksin apansız bir duyguyla
Bir uçurum kıyısında sendelemiş gibi
Başka biri olacaksın istemesen de
Bakışlarımın izini taşıyan giysilerin
Tüketecek ömürlerini birer birer
Değişecek yeri bir dolabın,pencerede bir çiçeğin
Başka biri olacaksın istemesen de
Dudaklarında benden sonraki bir çizgi
Tanımadığım bir ton gülüşünde
Ve artık beni unutmaya başlayan gözlerin
| |
21 Eylül 2009 Pazartesi
9 Eylül 2009 Çarşamba
27 Ağustos 2009 Perşembe
20 Ağustos 2009 Perşembe
18 Ağustos 2009 Salı
yazabilirim.
şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu
ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.
bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.
kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim
o durgun, iri gözler sevilmez miydi ama
bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.
yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla
duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.
ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana
ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.
gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana
hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri.
yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi
yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana
artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim
sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona
ellere yar olur. öpmemden önceki gibi.
o ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla
artık sevmiyorum ya severim belki yine
ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda
böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü
yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
belki bana verdiği son acıdır bu acı
belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona
pablo neruda
14 Ağustos 2009 Cuma
"ağulu bir hüzün"
Suçlamak istemesende hiç kimseyi üzünçle yanmakta yüzün
Adını bile koyamadığın bir boğunç dolmakta şimdi yüreğine
Ve usulca ağmaktadır gözlerinin peteğine ağulu bir hüzün...
Ahmet Telli
Sevgilim Ben Şimdi
Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara
Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz
''Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz''.
Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere
O gülün yüzü gülmüyor sensiz
O köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı
Hepten hüzünlü bu günlerde
Gür ve çoşkun bir günışığı dadanmış pencereye
Masada tabaklar neşesiz
Koridor ıssız
Banyoda havlular yalnız
Mutfak dersen - derbeder ve pis
Çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş
Vantilatör soluksuz
Halılar tozlu
Giysilerim gardropda ve şurda burda
Memo'nun oyuncak sepeti uykularda
Mavi gece lambası hevessiz
Kapı diyor ki açın beni kapayın beni
Perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi
Radyo desen sessiz
Tabure sandalyalardan çekiniyor
Küçük oda karanlık ve ıssız
Her şey seni bekliyor her şey gelmeni
İçeri girmeni
Senin elinin değmesini
Gözünün dokunmasını
Ve her şey tekrarlıyor
Seni nice sevdiğimi
.
Cemal Süreya
4 Ağustos 2009 Salı
2 Ağustos 2009 Pazar
deniz-kum-güneş
20 Temmuz 2009 Pazartesi
17 Temmuz 2009 Cuma
17/07/2009 _ 09:20
hayatımda bi defacık bi kız sevdim...onu da kaybedeyim dedim...hayatımda bi kerecik bişey kazanacak oldum , onu da kaybedeyim dedim...tek bi can kurtulsun dedim...çocuğu kurtaracak kadarını aldım , üst tarafına el sürmedim...fena mı oldu?sizler hepiniz , hepiniz , hepiniz hakem olun abiler...
ya bu maç be..tıpkı bi maç...
ama böyle hayat sahasında oynanıyo.oyuncuları bizleriz; topumuz da namusumuz, vicdanımız , insanlığımız..ben , ben osman.. ofsayt osman ...
söyleyin be,allah rızası için söyleyin be gene mi atamadım golü hahh?bu da mı gol değil be?gol mü?bu da mı gol değil be?bu da mı gol değil?adaletine insanlığına kurban olayım hakim bey...bu da mı gol değil?-
hakim : goooooooooooooooooool gol gol gol gol gol goooooooool.
3 Temmuz 2009 Cuma
8 Haziran 2009 Pazartesi
7 Haziran 2009 Pazar
üzgün müyüm,
3 Haziran 2009 Çarşamba
taşı-nı-yorum!
25 Mayıs 2009 Pazartesi
15 Mayıs 2009 Cuma
14 Mayıs 2009 Perşembe
avukat,
10 Mayıs 2009 Pazar
8 Mayıs 2009 Cuma
....
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,kendi yolumu çizdiğimde anladım.
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
”Sana ihtiyacım var, gel ! ” diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ”git” dediğimde anladım..
Biri sana ”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ”affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…
CAN YÜCEL..
1 Mayıs 2009 Cuma
...
-üzülürüm.
-üzülme, ben senin için, sana duyduğum saygı içinnn,...
-şşşşttttt tamam. üzülmem.
26 Nisan 2009 Pazar
korku
-tabiki lütfen, ciddi bir soru sanırım!
-benden kurtulmaya mı çalışıyorsun. biliyorum saçma gelecek ama neden böyle hissettin diye sorsan açıklayamamda. sadece bir korku.
-korku yok. kurtulmaya çalışma da yok. bırak kendi haline olur mu?
-olur.
11 Nisan 2009 Cumartesi
özlediğin gidip göremediğindir
ama, gidip görmek istediğin
özlem, gidip görememendir; ama
gidip görmek istemen
özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin
özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen
o.a.
10 Nisan 2009 Cuma
28 Mart 2009 Cumartesi
ŞaKA'
19 Mart 2009 Perşembe
Göğe Bakma Durağı
|
17 Mart 2009 Salı
:)
bünyeye iyi geliyor... güne bu parçayla başlamak diyorum. güzel.
"............şerafettin" kısmı bitiriyor beni. :)
12 Mart 2009 Perşembe
lütfen
11 Mart 2009 Çarşamba
evimin
"----------------------------------------------------------." e
gidersennnnn
10 Mart 2009 Salı
yalandandadanda olsaa...
bir cd içerisinde kuryeyle gelen şarkı, geçen haftama hafiften bir liseli kız heyecanı kattı.
böyle garip bir teşekkür hediyesine telefon açıp ne denilebilirdiki. düşündüm bulamadım, bişey demedim.
26 Şubat 2009 Perşembe
kahramanım!!
-Tasa 'lıdır, yani daima tehlikede, daima "bahis konusu"dur ve belki hiçbir zaman erişemeyeceği mümkünlere yönelmektedir.
-Olumsaldır (Kontingent), yani olmayalir'dir. Çünkü Hiç'in kendisini kalbinde taşımaktadır.
-Kabahatli 'dir. Normal anlamda kabahatli değil, fakat metafizik alemle doludur. Yani insan sonlu bir varlık olduğunun bilgisini bir yaşantı olarak içinde taşır. Kararlı hayatı seçmiş olan insan için, sakin olmak olanaksızdır. O, zorunlu olarak MUTSUZ bir varlıktır.
Martin Heidegger
18 Şubat 2009 Çarşamba
hayat
15 Şubat 2009 Pazar
Unutma Dostumsun
Bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam
Her akşam bir mektup yazarım dağlar kadar
Meşeler göğermiş diyorsun, varsın göğersin
Anlamını yitiren bir şeyler mi var şimdilerde
Yazdığım şiirlere yabancıyım, sokaklara yabancıyım
Taşı delemiyor bir çığlık ve apansız
Su oluyorum ipince, kendime sızıyorum
Dünya yetmiyor bazan, bırakıp gidebilir miyim?
Kuşları ürkütülmüş bir dal gibiydin, öylesine mahzun!
Efkar da yakışırdı sana, ilk kadeh kekik kokardı
Unutalım mı şimdi kente indiğimiz o ilk günü
Sabahlara kadar okuduğumuz o kitapları
Sabahlara kadar düşüncelerimizde yaşattığımız hayallerimizi
Kar aydınlığında yürüdüğümüz o yolları
Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan
Bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam
Her akşam mektup yazarım dağlar kadar
Kayıp bir adresten geliyor sesin şimdi, üşüyorsun
Unutma dostumsun sen, neredeysen orda ölmek isterim!
A.T.
12 Şubat 2009 Perşembe
5 Şubat 2009 Perşembe
3 Şubat 2009 Salı
daraltma!
26 Ocak 2009 Pazartesi
bilmiyorum ki!
22 Ocak 2009 Perşembe
12 Ocak 2009 Pazartesi
yanlış duruş

allahım kendime bakıyorum, yine bakıyorum sonra gülüyorum. nasıl bir anatomik bozukluğa doğru gidiyorum diye. sonra bakarken kalın olduğunu bildiğim kollarım ( yanlız onlar kastır ha. 16 kilo ağırlığında bir bebeği aylarca kucakta sallayarak uyutmanın kasları onlar)daha bi kalın geldi gözüme. sonra kambur duruşun varettiği teletubies göbeği :) yoksa bende göbek ne arasın. baktım kendime çok bi çirkin duruşum var. hemen tekrar omuzlar dikleşecek. alın açılacak. göbek içeriye çekilecek. yani sevi son zamanlardaki duruşunu değişterecek. :))
10 Ocak 2009 Cumartesi
"su" deyince aklıma geldi :)
Su | |
Firuze rengi suların önünde diz çökmüş bir okçu, elinde altın yayıyla. Karalarla kaplanlarla oynuyordu, kemanıyla oynadığı gibi. Firuze rengi sularda yüzen sarı güller... lerin yansıttığı yanılsamalar... içindeyim... O uzun siyah eldivenimle yürüyorum sularda. sularla evlilik akuatik yeşillerle gri gözlerle bir anima-kadın soluk alıp verişi karanlık yaprakların ardında Bir yıldız gümüş notalar fısıldıyor onun da kulağına... dolendo... Seslerin ve notaların gümüş ağırlığıyla dalıyor sulara, dalıyoruz. bir denizaltı konuşması gibi artık kimsenin dinlemediği iki insan arasında boğulmamak için denizin dibinde konuşmaya çalışan İki insan gibi neredeyse dolendo O uzun beyaz eldivenimle tekrar çıktığımda sulara Miras''ım, alnıma saplanacak altın bir ok olabilir. Erden kızların önünde eğilmiş oturuyor olabilirim alnımda altın bir okla. Aramızda belirli uzaklıklarla eğilmiş şarkı söylüyor olabiliriz gri sulara. Aramızda kristal uzaklıklarla göğe çekilmiş olabiliriz, ağlayan ünikornlar gibi. Orion çekimi belki de yalnızca... L.M |